İstirdat Davası ve Menfi Tespit Davası
İstirdat Davası ve Menfi Tespit Davası
Menfi tespit davası, borçlunun henüz borcunu ödemeden açabileceği, davalı tarafından ileri sürülen hukuki ilişkinin var olmadığını belirlemek amacıyla açılan bir dava türüdür. Davacının bu davayı açabilmesi için hukuki yararını ispat etmesi gerekmektedir. Borçlu, her ne kadar takip hukukuna göre borçlu olarak görünse de, maddi hukuk açısından takip edilen alacağın kendisine ait olmadığını tespit ettirmeyi talep edebilir.
MENFİ TESPİT DAVASININ KAPSAMI
Borçlu, alacaklının sunduğu senedin bedelsiz olduğu veya ahlaka, adaba ve kamu düzenine aykırı olduğu gerekçesiyle geçersizliğini ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini dava edebilir. Aynı şekilde, İİK 89/1 uyarınca üçüncü kez haciz ihbarnamesi gönderilen kişi, borçlu olmadığını belirlemek için menfi tespit davası açabilir. Takip konusu alacağın vadesi gelmemişse de bu alacağın takip konusu yapılamayacağına dair bir menfi tespit davası açılması da mümkündür.
MENFİ TESPİT DAVASINDA SÜRE
Menfi tespit davası, İcra İflas Kanunu’nda düzenlenmiş olup, bu davanın açılma süresine dair kanunda özel bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak, menfi tespit davasına konu olan hukuki sebebin ileri sürülebilmesi için maddi hukuktaki süreler dikkate alınmalıdır. Eğer bu süreler içinde dava açılmazsa, dava süreden dolayı reddedilir.
MENFİ TESPİT DAVASI TÜRLERİ
A. HACİZ İHBARNAMESİNE DAYALI MENFİ TESPİT DAVASI
Haciz ihbarnamesine dayalı menfi tespit davası, davacının, takip borçlusuna ya hiç ya da ihbarnamede belirtilen miktarda borcu olmadığını tespit ettirmek için açtığı davadır.
1. HACİZ İHBARNAMESİNE DAYALI DAVANIN SONUÇLARI
- Davanın Kabulü: Borçlu, menfi tespit davasını kazanırsa, takip konusu borcu icra dairesine ödeme yükümlülüğünden kurtulur. Ancak belirtmek gerekir ki mahkeme davanın kabulüne karar verse bile davacı lehine ayrıca bir tazminata hükmedilmez.
- Davanın Reddi: Davanın reddedilmesi durumunda, davacı takip konusu borcu icra dairesine ödemek zorundadır. Ayrıca, mahkeme, davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin yanı sıra, dava konusu alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata hükmeder.
B. İCRA TAKİBİNDEN ÖNCE AÇILAN MENFİ TESPİT DAVASI
Borçlunun, borcu olmadığının hemen tespit edilmesinde korunmaya değer bir hukuki yarar varsa, icra takibi başlamadan önce, olası bir takip tehdidine karşı menfi tespit davası açılabilir.
C. İCRA TAKİBİNDEN SONRA AÇILAN MENFİ TESPİT DAVASI
Borçlu, icra takibinden sonra, borcunu ödeyene kadar, korunmaya değer bir hukuki yarar olması koşuluyla menfi tespit davası açabilir.
MENFİ TESPİT DAVASINDA YARGILAMA USULÜ
GÖREVLİ MAHKEME:
Menfi tespit davalarında görevli mahkeme, Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun ilk 4 maddesindeki hükümlere göre belirlenir. HMK 2/1’e göre, dava konusunun değerine bakılmaksızın, mal varlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksi bir düzenleme olmadıkça, asliye hukuk mahkemesidir.
YETKİLİ MAHKEME:
HMK m. 6’ya göre, yetkili mahkeme davalının ikametgâhının bulunduğu yer mahkemesidir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davalarında yetkili mahkeme, alacaklının ikametgâhındaki mahkemedir. İİK 72/8’e göre, icra takibinden sonra açılan davalar, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yerde de açılabilir.
Menfi tespit davasında yetki kuralları kamu düzenine ilişkin değildir. HMK m.17’ye göre, tacirler veya kamu tüzel kişileri, doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, sözleşmeyle bir ya da birden fazla mahkemeyi yetkili kılabilir.
MENFİ TESPİT DAVASINDA İSPAT YÜKÜ
Menfi tespit davasında, HMK’nın ispata ilişkin genel kuralları geçerlidir. Kural olarak ispat yükünü alacaklıdadır. Ancak, davacı borçlu, hukuki ilişkinin varlığını kabul edip, bu ilişkinin başka bir nedenle geçersiz olduğunu iddia ederse, ispat yükü davacıya aittir.
İSTİRDAT DAVASI VE NİTELİĞİ
İcra İflas Kanunu m. 72/7’ye göre, borçlu, kendisine karşı başlatılan icra takibi devam ederken, cebri icra tehdidi altında ödemiş olduğu miktarın iadesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir. Bu durumda menfi tespit davası açılması mümkün değildir.
İSTİRDAT DAVASINDA KONU
İstirdat davasının konusu, geri verilmesi istenen alacaktır. İcra tehdidi altında ödenen paranın geri istenebilmesi için alacağın maddi hukuk açısından talep edilebilir nitelikte olması gerekir. Örneğin, zamanaşımına uğramış bir borcun ödenmesi veya ahlaki bir ödevin yerine getirilmesi durumunda oluşan zenginleşme, istirdat davasıyla geri istenemez.
İSTİRDAT DAVASINDA SÜRE
İstirdat davalarında bir yıllık dava açma süresi hak düşürücü niteliğe sahiptir ve mahkemece kendiliğinden dikkate alınır. Bu süre, borçlunun parayı icra dairesine ya da alacaklıya ödediği tarihten itibaren başlar.
İSTİRDAT DAVASINDA YARGILAMA USULÜ
İstirdat davası, alacağın niteliğine göre hukuk mahkemelerinde açılır ve HMK’nın genel hükümlerine tabidir. İstirdat davası açılması için davacının korunmaya değer bir hukuki yararının bulunması gerekir. İcra İflas Kanunu’nda, istirdat davası için yer yönünden iki özel yetki kuralı öngörülmüştür: davalının ikametgâhı mahkemesi ve icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir. Yetki kuralları kamu düzenine ilişkin olmadığı için, taraflar yetki sözleşmesi ile başka bir mahkemeyi de yetkili kılabilir.
İSTİRDAT DAVASINDA İSPAT YÜKÜ
İcra ve İflas Kanunu, istirdat davalarının yargılama usulü hakkında özel bir hüküm içermediğinden, bu davalar genel hükümlere göre görülür. İstirdat davasında, ispat yükü davacı üzerindedir. Davacının ispatla yükümlü olduğu husus, takibe konu paranın ödenmemesi gerektiğidir.
MENFİ TESPİT VE İSTİRDAT DAVASI ARASINDAKİ İLİŞKİ
İcra hukukundaki dengeyi sağlamak amacıyla İİK’da menfi tespit ve istirdat davası düzenlenmiştir. Borçlu, maddi hukuk açısından borçlu olmadığını bu iki dava ile tespit ettirebilir. Menfi tespit davası borç ödenene kadar açılabilirken, borcun ödenmesiyle birlikte istirdat davası açılabilir. Bu davalar arasındaki fark, ne zaman açılmaları gerektiği, konuları ve sonuçları açısından belirleyicidir. Menfi tespit davası icra-inkâr tazminatı talep edilebilecekken, istirdat davasında bu talep mümkün değildir. Ayrıca, menfi tespit davası kesinleşmeden icraya konulamazken, istirdat davası icraya konulabilir.
Menfi tespit davası, istirdat davasının öncüsüdür. Menfi tespit davası sırasında borcun ödenmesi durumunda, menfi tespit davası istirdat davasına dönüşür. Borçlunun dava açmadan önce borcunu ödemiş olması durumunda, menfi tespit davası açılamaz. Borçlu, menfi tespit davası açıp, davası reddedildiği halde borcu öderse, artık istirdat davası açamaz. Mahkemece, borçlunun menfi tespit davasını kaybetmesi durumunda, alacaklının talep etmesi halinde borçlunun istirdat davası açmaması için karar verilebilir.