Şubat 19, 2026
/
İş Kazası Durumunda Kazaya Uğrayan İşçinin Sahip Olduğu Haklar
İş Kazası Durumunda Kazaya Uğrayan İşçinin Sahip Olduğu Haklar
Bir iş kazası meydana geldiğinde çoğunlukla hem kazazede hem de yakınları açısından ağır sonuçlar doğabilmektedir. Bu sebeple işçinin uğradığı zararın kusur durumuna göre işverenden tazmin edilmesi hukuk gereğidir.
- Öncelikle iş kazası, işyerinde gerçekleşen ve işçinin bu kaza sonucunda yaralanmasına/sakat kalmasına/ölmesine yol açan herhangi bir olay olabilir. Yemek arasında kayıp düşerek kolu kırılan işçinin yaşadığı olay da iş kazası olduğu gibi, işverenin sağladığı servis aracıyla evine dönerken trafik kazasına uğrayan işçinin geçirdiği kaza da iş kazasıdır.
- Her iş kazasında işçi lehine tazminat hakkı doğacak diye bir şey yoktur. Ancak gerekli güvenlik önlemlerinin alınmamış olması, işverenin gözetim ve denetim borcunu ihlal etmesi, tedbirsizliği, iş koşullarının elverişsizliği gibi durumlar ülkemizde çok sık rastlanan durumlar olduğundan genellikle yaşanan bir iş kazasında işveren kusuru bulunmaktadır. Bu sebeple kusuru bulunan tarafın diğer taraftan tazminat hakkı doğar. Bu hak mahkemece tespit edilecek kusur oranına göre belirlenir. Örneğin işçi ve işveren kazada yarı yarıya kusurlu bulunursa dava sonunda hükmedilecek tazminat da bu orana göre yarı oranında verilecektir.
- İş kazası durumunda elbette ilk olarak SGK’dan geçici iş göremezlik ödeneği alınır. Meslekte kazanma gücünün %10’dan fazla kaybedilmesi durumunda SGK tarafından sürekli iş göremezlik gelir bağlanır. Eğer sigortalı olmayan işçi iş kazasına uğrarsa SGK’ya ayrıca başvuruda bulunup bu durumun da tespit edilmesi gerekmektedir.
- İşverenden istenecek tazminat kalemleri ise maddi ve manevi tazminattır. Maddi tazminat; iş gücü kaybı, her türlü tedavi gideri, kaza dolayısıyla kariyerde ilerleme potansiyelinin kaybedilmesi, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar ve kaza dolayısıyla çalışılamayan süreye ilişkin maddi kayıplardır. Bu kayıpların tutarı ortaya konan delillerin durumu ve kazazede işçinin kalıcı hasarı olup olmamasının değerlendirileceği bilirkişi incelemesi ve hesap bilirkişi incelemesinin ışığında yargılama neticesinde tayin olunacaktır. Belirtmek gerekir ki bu süreç oldukça sancılı ve uzun bir süreç olabilmektedir.
- Manevi tazminat ise işçinin kaza dolayısıyla duyduğu elem-keder-ıstıraptan dolayı verilen tazminattır. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre işçinin iş kazasından dolayı acı çekmiş olması, üzüntü duymuş olması bu tazminatın verilmesi için yeterlidir. Ancak tazminat miktarı çekilen acının ve duyulan üzüntünün miktarıyla orantılı olmaktadır.
- Kaza geçiren işçinin ölümü durumunda ise aile üyeleri ile varsa bakmakla yükümlü olduğu kişiler destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talep edebilirler. Destekten yoksun kalma tazminatı, ölen işçinin eğer yaşasaydı bakmakla yükümlü olduğu kişilere çalışma yaşamı dolayısıyla sunacağı maddi katkının peşin sermaye değeridir. Yargılama esnasında işçinin meslek yaşamı ve muhtemel kazanç potansiyeli göz önüne alınarak bilirkişiler tarafından hesaplanır. Ölüm durumunda işçinin yakınları manevi tazminat talebinde bulunma hakkına da sahiptir. Bu talebin dayanağı; işçinin ölümü sebebiyle çekilen elem keder ıstıraptır. Uygulamada işçinin ölümü durumunda epey yüksek miktarlarda manevi tazminata hükmedildiği görülmektedir.
İş kazası durumunda talep edilecek tazminatların dayanağı oldukça çeşitli olup ortaya konan deliller ve işçinin kaza sonrasındaki durumu önem arz etmektedir. Kaza sebebiyle açılan davalar epey uzun sürebilmekte, bilirkişi raporları alınması, gerektiğinde bu raporlara itiraz edilmesi, kanun yollarına başvurulması gibi oldukça zor süreçler barındırmaktadır