SSS
- Ana Sayfa
- SSS
SSS
Avukatlar, herhangi bir noterde düzenleyebileceğiniz bir vekâletname resmi makamlardaki hemen her işinizi takip etme yetkisine sahiptirler. Ülkemizde en ufak bir resmi işlemin dahi ciddi bir bürokrasiye tabi olması birçok alanda avukatla iş takibini elzem kılmaktadır.
Avukat denildiğinde elbette ilk olarak akla dava açılması ve yargılama süreci gelmektedir. Hangi dava olursa ülkemizde sıkı bir Usul Hukuku rejimi bulunduğundan takibi ciddi bir özen ve bilgi istemektedir. Bu sebeple elbette ilk olarak mahkeme süreçleriniz için avukata başvurabilirsiniz.
İcra takipleri de yine Avukat denildiği zaman ilk akla gelen yasal prosedürlerdir. İster alacaklı ister borçlu olun sonuç almak ve gereksiz yere mağdur olmamak adına avukat yardımı almak lehinize olacaktır.
Bunların dışında resmi makamlardaki tapu devri, şirket kurulması, belge örneği alınması, bilgi alınması, makamlara münferit konularda başvuru yapılması ve itiraz edilmesi, tüketici heyetlerine başvuru yapılması gibi daha birçok hususta bir avukat vasıtasıyla hareket etmek hem işlerinizi kolaylaştıracak hem de sizi ciddi bir iş yükünden kurtaracaktır.
Kanun gereği avukatların ücret almaksızın herhangi bir iş takip etmesi yasaktır. Bu sebeple avukatlara ücret ödemek kanuni bir zorunluluktur, karşı taraftan çıkması muhtemel vekâlet ücretine atfen iş takibi yapılması kanuna aykırıdır.
Avukatlık ücretlerinin alt sınırı her yıl yayınlanan “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine” göre belirlenmektedir. Elbette dosyanın mahiyeti ve gerektirdiği emeğe göre de ücret tayini yapılmaktadır. Yine bu tarifeye göre avukata sözlü veya yazılı danışma da ücrete tabidir.
Vekâletname vermeye karar vermişseniz en yakın noterliğe giderek avukat vekâletnamesi düzenletmeniz yeterli olacaktır. Bunun için avukatınızın yanınızda olması gerekmez. T.C. Kimlik Numarası yazılı kimliğinizle giderek tek başınıza vekâletname çıkarabilirsiniz. 2018 yılı ortalama vekâletname ücreti 90 TL’dir. Konuyla ilgili detaylı bilgiyi “genel yazılar” menüsündeki “vekâletname nedir, nasıl verilir” başlıklı makalemizden edinebilirsiniz.
Ülkemizde Anglo-Sakson sisteminin aksine bir konuya özgün olarak avukatlık yapmak şeklinde bir işleyiş yoktur. Hukuk fakülteleri 4 yıl boyunca temel olarak hukukun tüm ana dallarında eğitim vermek zorundadır. Yani bir avukat, hukuk fakültesinde Ceza Hukukunun da İş Hukukunun da Ticaret Hukukunun da derslerini görür. Bu sebeple bu alanlarda konjonktür bilgisine sahip olarak mezun olan avukatların bakamadığı türde bir dava söz konusu değildir.
Ancak bir avukat kariyerinde ilerlemek için belirli bir alan seçip sadece o alanda iş almaya karar verebilir. Yine de bu durum o avukatın farklı türden davalara bakmayacağı anlamına gelmez. Nitekim güncel eğilim, birkaç farklı uzmanlık alanı belirleyip kalan alanlarla da bağlantıyı koparmadan ilerlemek üzerinedir.
Yalnızca alt sınırı 5 yıl ve üzerinde olan bir suçtan dolayı sanık konumundaysanız veya Kanun’da sınırlı olarak sayılmış bir suçta mağdursanız bulunduğunuz ilin barosu tarafından size bir avukat tahsis edilir. Bu avukatlar, Adalet Bakanlığı’ndan dosya başına aldıkları çok cüzi bir ücret karşılığında davanızla ilgilenirler. Uygulamada genellikle yeni mezun avukatların ilk gelir kaynağı olarak bu sisteme dâhil olması ve genelde alınan paranın emek ve mesaiyi karşılar düzeyde olmamasına binaen ciddi mağduriyetler yaşanması söz konusu olmaktadır.
Baro tarafından avukat atanan durumlarda dahi imkân dâhilinde özel bir avukata başvurmak bu ciddi mağduriyetlerin önüne geçebilecek, çok daha özenli ve olması gerektiği şekilde bir yargılama süreci yürütülecektir.
Yukarıda bahsedilen ceza yargılaması durumu haricinde de çok özel birkaç istisna hariç olmak üzere (adli yardımdan yararlanma şartlarına haiz olmak gibi) herhangi bir avukat ataması yapılması söz konusu değildir. İş davaları, tüketici davaları, aile hukukundan kaynaklanan davalar, tazminat davaları ve birçok davada avukatınızı kendiniz tutmak zorundasınız.